Subaru Tokyo Motor Show'da


Subaru Tokyo Motor Show'da
Subaru geliştirdiği yeni modellerle kullanıcılarına çevreyle uyumlu kusursuz sürüş keyfi sunuyor

Fuji Heavy Industries’in tarafından üretilen Subaru’nun çevre dostu modelleri Tokyo Motor Show’da tanıtılıyor. Farklı tasarımıyla fuarda dikkat çeken Hibrid Tourer konsept otomobil hem çevreye duyarlı özellikleri hem de kusursuz sürüş ve güvenlik performansıyla geleceğin otomobili olarak nitelendiriliyor.
Bu yıl Japonya’da piyasaya sunulan yüzde yüz elektrikli Plug-in STELLA ile 7 kişilik minivan segmentindeki EXIGA 2.0 GT ve efsanevi Impreza’nın WRX STI Carbon modeli ise bu yıl fuara damgasını vurdu. Yeni modellerin sergilenmesinin yanı sıra otomobillerde kullanılan güvenli sürüş teknolojilerinin de anlatıldığı fuarda, Subaru’nun stereo kamera teknolojisi ile çarpışma öncesi kontrolü sağlayan ileri sürüş yardım sistemi “EyeSight” da tanıtıldı.
Ikuo Mori: “Kullanıcılarımıza çevreyle uyumlu bir sürüş keyfi yaşatmak istiyoruz”
Faurın ilk günü Subaru standında gerçekleşen basın toplantısında konuşma yapan Fuji Heavy Industries’ın Başkanı ve Ceo’su Ikuo Mori Subaru’nun özgün AWD sisteminden sonra, 2007’den bu yana ürün gelişiminde çevreye uyumlu ve duyarlı ürünler geliştirmek konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi: “2 yıl önce pazara sunulan Impreza’yı Forester ver EXIGA izledikten sonra, Legacy de 5’inci jenerasyonu ile bu ürün gamını tamamladı. Bunlarla birlikte Avrupa pazarına Horizontally-Opposed dizel motoru sunduktan sonra, Lineartronic şanzıman ve yüzde 100 elektrikli araç, Plug-in Stella pazara sunuldu. Güvenlik açısından da Subaru dünyanın pek çok yerinden çok güçlü onaylar aldı. Güvenlikle birlikte müşterilerimize sunduğumuz çevreye duyarlı ürünlerin değeri dünyanın dört bir yanında beğeniliyor. Bu nedenle, yeni Subaru Outback, geçen yıl Forester’ın da kazandığı 2010 Yılın En iyi Sport/Utility aracı ödülünü aldı. Ayrıca yeni Legacy Japonya’da yılın en iyi 10 aracı finalistlerinden biri oldu. Toyota Motor Corporation ve Daihatsu Motor Co. ile geçen yıl Nisan ayında duyurduğumuz işbirliğimiz de tüm hızıyla ilerliyor. Ürün geliştirmede birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda FT86 adı verilen ve Subaru’nun yatay boxer motorlu araç yaratıldı. Amacımız, tüm kullanıcılarımıza çevreyle uyumlu ve keyifli bir sürüş sunabilmek için “bir özgürlük anı’ verebilmek” dedi.

Renault Fluence Kasım'da yollarda


Renault Fluence Kasım'da yollarda
Renault Mais Genel Müdürü Aybar, Fluence modelinin yeni amiral gemileri olmaya aday olduğunu söyledi

İzmir'de düzenlenen Renault Fluence'nin uluslararası basın deneme sürüş organizasyonunda konuşan Aybar, aracın uluslararası basın tanıtımına 25 ülkeden 525 gazetecinin katılacağını belirtti.

Aybar, Renault Fluence ile birlikte kendilerinin bu yıl içinde yaşadıkları değişimin ne kadar hızlı ve radikal olduğunun görüldüğünü dile getirerek, Renault'nun binek otomobil serisinin bu yıl içinde ciddi bir şekilde yenilenmiş olduğunu ve bunun kendilerine çok büyük bir itici güç verdiğini kaydetti.

Megane Sedan'ın, yıllarca ciddi bir performans kaydederek, amiral gemisi olduğunu şimdi yerini Fluence'a bıraktığını belirten Aybar, ''Bursa'daki fabrikamızda üretilen Renault Fluence modelimiz yeni amiral gemimiz olmaya aday'' diye konuştu.

İbrahim Aybar, Megane Sedan'ın Türkiye'de bu zamana kadar 2009 eylül sonu itibariyle 146 bin 650 adet satışı olduğunu ifade ederek, bunun bir rekor olduğunu ve bu rekoru Fluence'in çok rahatlıkla kıracağını ve Fluence'in bu güveni kendilerine verdiğini söyledi.

Fluence'in, akıcı zerafeti, sportif çizgisi, yeni ergonomisi ve yüksek ekipman seviyesiyle tamamen bir üst segmentin otomobiliyle kesişen bir konforu ve kaliteyi ortaya koyduğunu anlatan Aybar, Fluence'in aynı zamanda boyutlarıyla da bunu kanıtladığını belirtti.

Aybar, Fluence'i kasım başından itibaren satmaya başlayacaklarını bildirerek, ''Fluence, Renault-Nissan ittifakının çok önemli bir ürünü. Çeşitli kalite testlerinden defalarca geçti. 3 yıl veya 100 bin kilometre garantisiyle de yola çıkmaya başlıyor. Bu aracın Türkiye'de müşterilerimize ve Türkiye'deki genel demogratif yapıya son derece uygun ve çok büyük talep görecek bir araç olarak değerlendirileceğinden eminim'' şeklinde konuştu.

OYAK RENAULT GENEL MÜDÜRÜ TUNALIOĞLU

Oyak Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu da Türkiye'nin Renault dünyasındaki yerinde iki faktörün çok önemli olduğunu dile getirerek, bunların bir tanesinin Bursa'daki Oyak Renault Fabrikası, diğerinin de Türkiye'nin potansiyel pazarı olduğunu söyledi.

Tunalıoğlu, Renault'nun en büyük üretim merkezlerinden birine Bursa'da sahip olduklarını anımsatarak, bu fabrikada hem yerli pazara hem de dünya pazarlarına üretim ve ihracat yaptıklarını kaydetti.

Tarık Tunalıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiyede üretilen her iki otodan bir tanesi Bursa Renault'nun fabrikasından çıkıyor. Satılan her 6 otodan bir tanesi Oyak Renault fabrikasından çıkıyor. Ve ihraç edilen her iki otomobilden bir tanesi de Oyak Renault'nun fabrikasından çıkıyor. Hem iç pazara hem de ihracat pazarına büyük bir yüzdeyle hakim durumdayız. Fluence'in Türkiye'de lanse edilmesi bir tesadüf değildir. Bu rakamların ve başarıların neticesinde bileğimizin hakkıyla, en iyi konumlanmış bir şekilde Bursa'daki fabrikada konumlanmış bir otomobildir.

Fluence, Renault-Nissan ittifakının uluslararası kimliğinin en güzel simgesidir. Bu otomobil 28 aylık proje çalışma döneminde Türk, Japon, Fransız ve Koreli tüm mühendislerin bir arada, bir uyum içinde ve büyük bir dayanışmayla çalışıp ortaya çıkardıkları bir projedir.''

Renault'nun 40 senedir Türkiye'ye inandığını ve güvendiğini belirten Tunalıoğlu, çok uzun süreden beri gelen, çok sağlam güvene ve inanca dayalı bir ortaklıkla bugün geldikleri noktada Fluence projesine hep beraber imza attıklarını ifade etti.

Tarık Tunalıoğlu, Fluence'nin Türkiye'ye olan bu güvenin en son ispatı olduğunu savunarak, bu kriz döneminde Türkiye'de yeni bir yatırım yapmanın Türkiye'ye ve Türkiye'deki Renault'nun fabrikasına olan güvenin örneği olduğunu kaydetti.

Tunalıoğlu, Fluence'in büyük inançları doğrultusunda değişimin yeni bir yüzü ve bu değişimi sağlayacak en büyük kozu olacaklarını da sözlerine ekledi.

Renault Grubu Yönetim Komitesi Üyesi ve Renault Grubu Dünya Pazarlama Direktörü Stefan Norman da Fluence'in 80 ülkede satışa sunulacağını söyledi.

Norman, Renault'un, bu modelin üretilmesi için Türkiye'ye 110 milyon avroluk bir yatırım yaptığını hatırlatarak, bu yatırım yarısının tedarikçilere yarısının da Bursa'daki fabrikaya yapıldığını anlattı.

Bu aracın Türkiye'deki fabrikada üretilmesi için 45 bin saatten fazla eğitim verdiklerini belirten Norman, Fluence'in reklam kampanyasının da, Renault'nun tarihinde ilk defa Türkiye'de yaptığı reklam kampanyası olduğunu sözlerine ekledi.

RENAULT FLUENCE, DEĞİŞİMİN YENİ YÜZÜ

Eylül ayında Frankfurt Otomobil Fuarı'nda otomobil severlere tanıtılan Fluence, uluslararası pazarlarda (Türkiye, Rusya, Romanya, Akdeniz Havzası, Avustralya, Orta Doğu ve Avrupa) C segmentinde Renault ürün arzını güçlendiriyor.

Kendi sınıfının en çekici ürünü olmayı hedefleyen model, sportiflik ve sağlamlık ifade eden çizgileri ve konforlu iç mekanıyla olduğu kadar, içerdiği üst düzey teknoloji donanımları ile dikkati çekiyor.

Prestijli bir sedan model arayışında olan müşterilere yönelik olarak tasarlanan Fluence, Oyak-Renault Otomobil Fabrikalarının üretim bantlarında Megane II Sedanın yerini aldı ve mevcut üretim tesislerinin kapasite, deneyim ve uzmanlığından yararlanıyor.

Renault Fluence, araçtan uzaklaşıldığında kapıların otomatik olarak kilitlenmesini sağlayan eller serbest Renault Card sistemi, 500 avrodan düşük fiyata yeni entegre Carminat TomTom navigasyon sistemi, Üst gam (3D Sound by Arkamys) dahil geniş oto radyo seçenekleri, Bluetooth telefon ve Plug& Music (Line In&AUX) dijital bağlantı sistemi gibi kullanıcının hizmetinde olan çok sayıda teknolojik donanımıyla üst gam standartları sunuyor.

Renault Fluence, ülkelere göre düşük devirlerde esneklikleri, yüksek devirlerde canlılıklarıyla ve tüm kullanım aralıklarında sessiz çalışmalarıyla beğeni kazanan benzinli motor 1.6 16V 110 BG ile sunuluyor.

Geniş bir Dizel motor yelpazesi ile DCI 85, DCI 90 FAP, DCI 105 Renault Fluence performans / tüketim oranı yönünden pazar lideri olmasını sağlayan en ileri teknolojili motorlarla donatıldı.

Düşük yakıt tüketimi ve sürüş keyfiyle büyük beğeni kazanan 1.5 L DCI (1.461 Cm3) motor 4 farklı güç düzeyinde sunuluyor; 85 BG ve 105 BG versiyonlar partikül filtreli.

Bu 2 motor seçeneği düşük karbondioksit emisyon oranları (119 Gr/Km) ile ayırt edilmekte olup, bu nedenle Renault ECO imzası taşıyorlar.

Renault Fluence, 37 bin 900 liradan başlayan başlangıç fiyatlarıyla satışa sunulacak.


AA

Efsane altınla kaplandı


Efsane altınla kaplandı
Türkiye'de sadece 1 tane satılacak
Krallara layık deyimini hayata geçirmek isteyen efsanevi motorsiklet markası MV Agusta F4 RR 312 modeline 24 ayara altın giydirdi.

Evet zamanında her tarafı pırlanta ile kaplanan arabalar, altından ev aletleri görmüştük ama açıkçası bunu beklemiyorduk. Motorsiklet ve lüks tüketimin gösterişli yanının görsel olarak buluşmasına pek fazla şahit olunmuyor.

MV Agusta'nın tanınmış değerli metal işleme firması Venedikli Aurum ile işbirliği sonucu bu altın kaplama güzellik ortaya çıkmış. Serinin en hızlı modeli olan MV Agusta F4 RR 312 altın kaplama modeliyle artık serinin aynı zamanda en nadide modeli de olacak.

Böyle bir proje tütüzlükle çalışan her iki firmanın uzmanları pullanmanın önüne geçebilmek için 80x80cm’lik altın tabakaları şeklinde toplamda 5 m2 altın kullanmış.

Projeyi hayata geçiren İtalyan sanatçı, Uluslar Arası Takı Fuarlarında sergilenen altın F4 RR 312 için; “Altının saflık ve göz alıcılığı ile MV Agusta güzelliğinin mükemmel bir kombinasyonu” değerlendirmesini yaptı.

Firmanın bu sene ilk defa ürettiği bu sınırlı sayıdaki modelden marka distribütörü Korlas Türkiye'ye sadece 1 tane getiriyor. Eylül sonunda satışa sunulacak olan bu çok özel aracın fiyatı henüz belli değil ama zaten en pahalı motorsiklet markalarından olan MV Agusta'nın bu modelinin herkesin kesesine göre olmayacağı kesin. Bakalım kime nasip olacak?

Selin Kunt Tütüncü

skunt@haberturk.com

Lüks arabaların yeni meraklıları kadınlar


Lüks arabaların yeni meraklıları kadınlar
Genellikle erkeklerin tercih ettiği lüks otomobilleri artık bayanlar da tercihleri arasına soktu
Geçmiş yıllarda sadece erkeklerin tercih ve beğenileriyle şekillenen lüks araç pazarına artık kadınların tercihleri de damgasını vuruyor. Lüks araba pazarının yeni gözdesi olan kadınların sevdikleri renk ve talepler doğrultusunda araçlar şekilleniyor.

Ankara'daki lüks araba pazarı mekânlarından Alkan Otomotiv Genel Müdürü Metin Şenyürek, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde kadın müşteri sayısında patlama yaşadıklarını söyledi.

Şenyürek, ''Eskiden lüks arabaları genellikle erkek müşterilerimize satardık. Oysa şimdi bu konuda bir denge sağlandı. Şimdi büyük bir bayan müşteri kitlesi yakaladık'' dedi.

Geçmiş dönemlerde kadınların otomobil alırken ''lüks'' kavramını ön planda tutmadığını vurgulayan Şenyürek, ancak bugünlerde kadınların otomobil alırken fiyat uygunluğu ve kullanımda kolaylık yerine lüks olmasını tercih ettiklerini söyledi.

Şenyürek, kadınların lüks araba tercihinde özellikle televizyon dizileri ve filmlerdeki kahramanların etkili olduğunu gözlemlediklerini kaydetti.

''Dizi ve filmlerdeki bayan karakterlerin kullandığı araçlar daha çok satıyor. Popüler olan bu araçları genellikle 20- 50 yaş gurubundaki bayanlar satın alıyor. Her yıl lüks aracını yenileyen bayanların sayısında da gözle görülür bir artış var'' dedi.

4x4 jiplerin bayanlar arasında favori araç olduğunu belirten Şenyürek, ''Bu gelişimi fark eden firmalar renk ve iç dizaynı yeniden şekillendirdiriyor. 4x4 jipler artık sadece erkek zevki ve ihtiyacına göre üretilmiyor. Bayanlar için de birçok seçenek bulunuyor. Bayanlar bu jiplerde kendilerini daha rahat ve daha çok güvende olduklarını söylüyorlar'' dedi.

AA

Elektrikli otoların sesi istendiği gibi çıkacak


Elektrikli otoların sesi istendiği gibi çıkacak
Elektrikle çalışan otomobillerin sessiz çalışmaları sorun oldu. Üreticiler elektrikli otomobillere sanal sesler ekleyerek trafik içerisinde fark edilmelerini sağlayacak
Otomobil üreticileri satışlarını artırmak için çevreci ürünlere ağırlık veriyor. Almanya’nın Frankfurt kentinde devam eden 63’üncü Uluslararası Otomobil Fuarı’nda da özellikle hibrid ve elektrikli otomobiller hemen her üreticinin
standında yer aldı. Ancak gelen haberlere göre halen sokaklarda dolaşan az sayıda elektrikli ve hibrid araçlarının önemli bir sorunu var: Çok sessizler.

FARK EDİLMİYORLAR

Şehir içerisinde hareket ederken yayalarla iç içe kalan geleneksel otomobiller motor sesleriyle kendilerini belli ediyorlar. Ancak elektrikli araçlar içten yanmalı motorların aksine elektrikli motorla hareket ettikleri için hiç ses çıkarmıyor. Hibrid araçlar ise şehir içerisinde benzinle çalışan motorlarının yerine düşük hızlarda elektrikli motorlarını kullandığı için aynı sadece elektrikle çalışan otomobiller gibi tamamen sessiz hareket ediyor. Bu da özellikle
yayalar için büyük tehlike oluşturuyor. Zira geldikleri duyulmadığı
için elektrikli otoların özellikle çocuklar açısından tehlikeli olacağı belirtiliyor.
Üretici şirketler de araçlarını daha güvenli hale getirmek için ürünlerini biraz daha ‘sesli’ hale getirmeye karar verdi.

GİDERKEN AĞLAYAN OTOMOBİL

Nissan ve Toyota elektrikli otolarının daha güvenli hale gelmesi için bir dizi önlem almaya başladı bile. Nissan bir Japon müzik şirketiyle anlaşarak elektrikli otomobiller için özel sesler geliştirmeye başladı. Projeye göre elektrikli otomobiller için alışıla gelmedik sesler hazırlanarak hareket halinde algılanır hale getirilecek. Bir başka Japon müzik şirketi Datasystem Co. ise daha şimdiden elektrikli otolara takılmak üzere küçük bir cihaz geliştirdi bile. 140 dolara satılan cihaz aynı cep telefonlarında olduğu gibi 16 farklı ses çıkarıyor. Seslerin arasında sanal motor sesinden bebek ağlamasına kadar çok farklı sinyaller bulunuyor. Sesler otomobil çalıştığı andan itibaren devreye giriyor. Kullanıcı sesin seviyesini yükseltip azaltabiliyor veya seyir anında sesin türünü değiştirebiliyor. Uzmanlar böylece her elektrikli araç
kullanıcısının kendi aracına özel ses geliştirebileceğini belirterek bunun yeni bir müzik ve sinyal sektörü açabileceğine işaret ediyor. Diğer elektrikli araç üreticilerinin de benzer çözümler üzerinde çalışması bekleniyor.

GAZETE HABERTÜRK