Motosiklet Nedir? Nasıl Çalışır? Yarış Motosikletleri, Motosiklet Hakkında Herşey...

Motosiklet, iki tekerlekli, bisiklet benzeri, içten yanmalı motora sahip bir ya da iki kişilik ulaşım aracıdır. İlk örnekleri bisikletlere motor takma girişimleriyle ortaya çıkmıştır. 1869 yılında ABD Massachusetts’li Sylvester Roper buhar gücüyle çalışan motosiklet benzeri bir taşıtı geliştirmeye çalışmıştır. 1893 yılında Felix Millet beş silindirli bir motoru bir bisikletin ön tekerleğine takarak bugünkü motosiklete oldukça benzeyen bir taşıt gerçekleştirmiştir.
Başarılı ilk iki tekerlekli motorlu taşıt tasarımını Fransız mucitler Michael ve Eugene Werner gerçekleştirmiştir. Werner kardeşler aracın motorunu, kadronun altına iki teker arasına yerleştirdiler. O tarihten sonra motosiklet tasarımlarında motor hep aynı yerde kalmıştır.
Üretilen motosikletlerde tip ayrımından çok kullanıcıların tercihleri öne çıkmaktadır. Örneğin hem gezi hem de spor motosikletlerinin özelliklerini tek motosiklette barındırma çabası sonucu üretilen gezi-spor motosikletleri çok fazla motor sever tarafından tercih edilmektedir. Tabiki bu motosiklette gezi motosikletinin sürüş rahatlığı olmamasının yanında bir spor motosikletteki hız da beklenmemelidir. Sonuç olarak gezi motorsikletinden daha iyi performansa sahip olup spor motorsikletinden daha iyi sürüş rahatlığı sunan bir motosiklettir.

Motosiklet tipleri

Scooter

Scooter, genelde 50 ila 125 cc arası motor hacmine sahip , otomatik vitesli, küçük tekerlekli, kaportalı, daha çok şehir içinde kullanılan bir motosiklet türü.Motorun arkaya yakın ve tekerlerin küçük olması sebebiyle, diğer motosiklet türlerine göre oldukça dengesiz bir yapıya ve ön tekerlek bağlantısı yüzünden daha az manevra kabiliyetine sahiptir.
İlk olarak 2.Dünya Savaşından sonra İtalyada uçak hurdalarından imal edilmiş olan ilk scooter vespa bu türün de genel adı olmuştur.

Off-Road motosiklet

Motosikletler arasında en hafifi arazi motosikletleridir. Ayrıca sele de diğer motosikletlere göre oldukça yüksektir. Arazide rahat hareket sağlaması için yerden yüksekliği ve dolayısıyla sele yüksekliği diğer motosiklet türlerine göre fazladır. Aynı motoru paylaştıkları diğer motosiklet modellerinden, şanzımanları ve torklarıyla fark gösterirler. Arazide yüksek hız yerine güç gerektiği için torkları yüksek olur.

Mobilet

Mobilet ; Standart 50 cc hacimde iki zamanlı motoru olan bisiklet diye anılan bir tür motorlu taşıt.
Ucuz olması ve az yakıt harcaması sebebiyle Türkiye'de taşrada tercih edilen bir vasıta olmuştur. Ayakla vurdurmak diye tabir edilen yöntemle yani hızlıca pedalını iterek çalışır. Çalışmamakta direndiğinde yanında koşularak ve/veya ayaklıkta iken üstünde boşa pedal çevrilerek çalışır. Gençler tarafından modifiyeye en yatkın iki tekerli taşıt olarakta görülür.

Touring motosikleti

Uzun yolcuklar için tasarlanmış oldukça rahat bir sürüş sunan motosiklet türü.

Chopper motosiklet

Sele yüksekliği en az olan motosiklettir.Ayrıca direksiyonu da diğer motosikletlerden oldukça farklıdır. Yüksek hıza çıkamayan oldukça ağır bir motosiklet tipidir.

Spor motosiklet

Spor motosiklet, hız için tasarlanmış sürüş rahatlığının ikinci planda kaldığı bir motosiklet tipidir.

Enduro motorsiklet

Enduro motosiklet, arazi motosikleti ile gezi motosikleti arası bir motosiklet tipidir. Daha çok hem gezi ve hem de arazide motosiklet kullanmak isteyenlerin tercih ettiği bir motosiklettir.
Enduro motosikletler; doğa sporları konusunda uzmanlaşmış, yumuşak süspansiyonlu cross motorların, yasal olarak trafiğe çıkmak için gereken parçalarla donatılmış halidir. Motorları genellikle tek silindir 2 zamanlı 125 ile 300 cc arasında ya da 4 zamanlı 250 ile 650 cc arasındadır.
Enduro ve diğer off-road motosikleri ayıran bir diğer özellik ise, enduroların sinyal, stop lambası, far ve birtakım koruyucularının (elcik koruması, motor koruması) ve ses konusunda düzenlenmiş egzoz sistemlerinin olması, geniş vites aralıkları, iki ağaç arasından kolaylıkla geçebilecek kısa gidonlarının olması, ön ve arka süspansiyonlarının yolculuk için yumuşatılıp sertleştirilebilir olması (Böylelikle sürücü kendi psikolojisine göre süspansiyon ayarını değiştirebilir).
Endurolar, Motocross (MX) motosikletlere çok benzerler. Cross motosikletler çoğunlukla enduro yarışçıları tarafından tercih edilirler (önemli birtakım modifikasyonlar ile). Standart bir cadde motosikletiyle kıyaslanınca bir enduro motosikletten beklenenler ağırdır, bu yüzden enduro motosikletler en iyi kullanım şartları için bol miktarda bakıma gereksinim duyarlar. Bakımları motocross motorlarının bakımıyla benzer, ancak enduro motosikletler daha fazla çarpışma önleme/tamir etme bakımı çıkarmaya yatkındırlar ve son dönemlere kadar enduro motosikletler üreticileri tarafından MX motorlarından tamamen farklı motorlar olarak geliştirildiler (bu yüzden birçok kişi enduro etkinliklerinde MX motorlar kullanmaktadır), ve buna uygun olarak daha uzun servis ömürlü motorlar, daha sağlam parçalar, ağırlık konusunda daha az yoğunlaşma (MX motosikletlerden farklı olarak, bu sınıfta ağırlık alt limiti yoktur) ve diğer enduro özellikleriyle geliştirildiler.
2000’lerin başından beri gelen akımla motocross’lar enduro motosiklet platformlarında kullanılıyorlar. Bu kısmen motocross’ların motor dizaynlarının 2 zamanlıdan 4 zamanlıya geçmelerinde etkili bir akım oldu. Enduro ya da trail ve dual sport olarak adlandırılan (dual, çünkü bunlar off-road ve cadde performansı için modifiye yapılabilirler, oysa ikisinde de tam verimli olamıyorlar) modeller genellikle çok yüksek güç-ağırlık oranlı dört zamanlı motorlara sahipler. Bu dört zamanlı trail motosikletlerin güç-ağırlık oranları bugünün standartlarına göre iyi değil, ve bunun nedeni daha düşük ağırlık limitlerinin karşılanması hususuna yeterince önem verilmemiş olmasıdır. Dört zamanlı motocross’lara doğru değişimin başlamasıyla, dört zamanlı off-road motosikletler için güç-ağırlık oranı birdenbire önem kazandı, çünkü 125 ve 250 cc motocrosslar çok düşük ağırlığa sahiptiler. Bu motosikletler üretime girer girmez üreticiler, tercihen yeni jenerasyon 4 zamanlı enduro motosikletlerin ortaya çıkarılmasına karar verdiler, var olan dört zamanlı motocrossları enduro için tekrar basitçe biçimlendirdiler. Bu yüzden daha önce sözü geçen değişiklikler yapıldı.
Tüm bunların sonucu olarak bugünün ağırlıklı olarak 4 zamanlı, daha hafif ve tüm zamanların en kuvvetli modelleri olan enduro motosikletleri , MX kuzenleriyle hala birçok benzer karakteristik özellik taşımaktadır. Bu motorlar, sıklıkla ilk başta MX olarak tasarlanmışlardır, genellikle uzun süreli enduro kullanımının sertliklerine dayanamamaktadırlar. Daha düşük ağırlık ve daha yüksek güç elde etme sürecinde üreticiler bir çok ödün vermişleridir (daha ince silindir duvarları, hafif materyaller, daha gerilimli dizaynlar vb.), bu ödünler de zorlu kullanımlar sonucunda motorun sürekli bakım gerektirmesine yol açmıştır. Bu motorlar zorlu enduro kullanım durumunda ödünlerin sonuçlarını açıkça ortaya koymaktadır. Buna bir örnek olarak CRF250R üzerinden tasarlanmış 2004 Honda CRF250X Enduro motosikletini gösterebiliriz. Motor, subaplarının sürekli ayar gerektirmesi ve bazı durumlarda değiştirilmek zorunda olunması nedeniyle kötü bir şöhrete sahiptir. Bu iki prosedür de kolay değildir. Bu sorun 2006 modellerde subap yuvalarının yapıldığı materyalin değiştirilmesiyle çözülmüş görünmektedir. Buna karşılık, aynı sınıfta, ancak enduro kullanım için özel olarak üretilmiş Husqvarna modeli TE250'de enduro kullanımdan sonra gereken bakımlar (subap kontrolleri ve ayarları gibi) hem daha az sıklıktadır, hem de motorun tasarımı sayesinde daha kolay yapılabilmektedir.

Kruvazör motosiklet

Hız için tasarlanmamış rahat bir sürüş sunan oldukça ağır bir motosiklettir. Spor motosikletle alçak motosiklet arasında bir motosiklet tipidir.

Teknik Yönler

Motosikletlerin Üretimi

Kullanılmakta olan modern motosikletler aşağıdaki parçaların standart üretimi ile yapılmaktadır.

Şasi

Bir motosikletin şasisi alüminyum ya da çelik desteklerin kaynak yardımı ile birleştirilmesi sonucu üretilir ve motorun ana iskeletini oluşturur. Bazı özel üretim motosikletlerde Karbon-Fiber ve Titanyum kullanılır ki bu şekilde üretilmiş bir motosikletin maliyeti oldukça yüksektir.

Ön Çatal (Direksiyon)

Motosikletlerde ön tekerin takıldığı ve sürücünün motosikleti kontrol edebilmesi için grekli olan motosiklet direksiyonunun eklendiği parçadır.

Motor

Şu ana kadar üretilmiş hemen hemen tüm motosikletler benzinle çalışan içten yanmalı motorlar yardımı ile çalışmatadır. Ancak bazı küçük Scooter tipi modeller elektrik motoru ile de çalışmaktadır.

Transmisyon (Vites)

Modern motosikletlerde genellikle beş ya da altı ileri vites bulunur. Yalnızca bazı özel motosikletlerde (Honda Goldwing modeli) geri vites sistemi de kullanılmaktadır.

Direksiyon

Genellikle birbirine kaynak yardımı ile eklenmiş çelik ve alüminyum parçalardan oluşur. Bazı motosikletlerde direksiyonlar kaynak yapılmaksızın tek parça halinde de üretilmektedir.

Tekerlekler

Motosikletin en önemli bölümlerinden biridir. Çünkü motosikletin hareket yeteneği ve hızı tekerleklerin temas ettiği yüzeyin fiziksel yapısından fazlasıyla etkilenir. Dolayısıyla tekerleklerin üretimi artık neredeyse bir dalım haline gelmiştir.

Frenler

Motosikletlerde birbirinden bağımsız iki çeşit fren sistemi bulunur. Bunlar ön ve arka fren sistemleridir. Bazı modellerde bu iki sistem birbiriyle etkileşimli olarak dizayn edilmiştir. Ön fren arka frene göre daha güçlü ve etkilidir.

Süspansiyonlar

Modern dizayn motosikletlerde ön ve arka süspansiyonlar olmak üzere iki tip süspansiyon sistemi vardır ve bunlar doğrudan şasiye bağlıdır.

Aygıtlar

Özel arazi motosikletleri hariç hemen hemen tüm motosikletlerde hız göstergesi odometre (yol göstergesi) ve takometre standarttır.

Daimler'in ahşaptan yaptığı ilk motosiklet


MOTORSIKLET TARIHI

Çocukluğundan beri aklından çıkarmadığı kendi eliyle otomobil üretme rüyasını gerçekleştiren adam. Eylül 1948'de Honda'yı kuran adam. İlk gençlik günlerinde kendi ürettiği otomobili dünya yarışlarında lider olarak görmeyi hayal eden ve başaran adam. Yarattığı mühendislik harikası motorlarla Honda markasını kısa sürede yollarda rakip tanımayan bir konuma getiren adam. Çalıştığı yıllar boyunca ticari kaygıları bir kenara bırakıp idealist tavrıyla mühendislik harikası tasarımlar ve buluşlar yapan adam.
Soichiro Honda Neleri Başardı?
Honda'nın sadece kurucusu değil, aynı zamanda Honda'nın yolunu belirleyen insan olmayı başardı. Her zaman yaratıcı fikirleri ve projeleri desteklemek için sermaye aktardı. 1949 yılında Dream (Rüya) isimli 98 edik motosikleti üretti. 1961'de 125 cc gücündeki Honda motosikletle dünya şampiyonluğunu kazandı. 1964'te Honda, seri otomobil üretimine başladı. Yine aynı yılda kendi aracıyla Formula 1'e katıldı ve ilk Gp'yi 1965 yılının Ekim'inde kazandı. 1975 yılında dünyadaki en önemli otomobil markalarının içine girmeyi başardı. Dünyanın en büyük motor üreticisi Honda, 1980'li yıllarda ise kalitesi, sorumlulukları, çevre konusundaki duyarlılığı ve mühendislik hedefleriyle dünyanın en büyük çok uluslu şirketlerinden biri haline geldi. Şöyle bir dönüp baktığımızda bütün bu başarıların ve gelinen noktanın bir hayalinden başka bir şey olmadığını anlamak çok şaşırtıcı ama gerçek...

AJSnin 1919 da yaptığı 350 cc lik 6 vitesli, tek silindirli yarış motosikleti tam bir sansasyoınon yarattı.1939'da ise Grand Prix pistini ilk defa 160 km/h ortalama süratle dönen 4 silindirli, su soğutmalı, 498 cc. lik bir motosiklet üretti. Ford'un ilk otomobili "model-t" den 11 yıl gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen motosiklet teknolojisi ne kadar ilerlemiş.

CB 750-Disk frenli, 5 vitesli ve elektrik marşlı seri üretilen ilk motosiklet. 1968'de piyasaya çıktığında güç dolu ve hızlı idi. Kaxasaki'nin 4 silindirli, 750 cc. lik bir motor planladığı bir dönemde, Honda CB 750, Kawasaki'nin 750 cc. lik motor projesini iptal edip 900 cc. lik bir motor üzerinde çalışmaya başlamasına sebep oldu. Bundan 5 sene sonra 1973'te Kawasaki Z1 900'ü piyasaya sürdü.

DRAG-Drag yarışlarının ve performans testlerinin yapıldığı 400 metre uzunluğundaki düzlük. Fabrikasyon motorlar arasında çeyrek mili en kısa zamanda geçen motosiklet Honda CBR 900 RR'dır. Finişe 10.5 saniyede vardığında sürati 215 km/h'ı bulur. Modifiyeli motosikletlerde ise durum biraz farklı; rekor Ameriklı Tony Lang'e ait. Süre 6.19 saniye finişteki sürati 350 km/h. motoru nikrometan yakan 800 beygir gücünde,süpercharge'lı bir suzuki GSX 1100

HONDA-Modern motosiklet sanayisinin babasıdır kısa tarihçesi 1948 67 milyon sermayeyle fabrikayı kurdu. 1953 aylık üretimi 6.000'e ulaştu. 1961 Dünyanın en büyük motosiklet büreticisi oldu halen öyle.


JAP PRIESTLEY 30'lu ve 40'lı ve 50'li yılların motor mühendisi idi MZ için çalışıyordu 1953'te ilk 500 cc. 4 silindir ve DOHC motoru yapmıştır.

LAVERDA-1978'de Boldor pistinde yapılan yarışa soktuğu V6 motor çok meşhur olmuştu. Tek yarışa çıkabilen 996 cc. lik su soğutmalı, silindir başına 4 sübaplı,6 adet webwe karbüratörü motor arka lastiği şafta bağlı idi. 11.800 devirde 140 beygir veren motor Honda'dan 30 km daha hızlı idi. Şaft bütün bu yüke 8 saat dayanmıştı. V6 ne yeniden yarıştı ne de üretildi.

MZ-Adını Motorradwerke Zschopau'dan alan MZ DKW adlı Doğu alman üreticisinin savaş küllerinden oluşmuştur. 2 zamanlı motor teknolojisine bir çok katkıları oluşmuştur.

SUPER BIKE 750 cc. 900 cc. gibi büyük hacimli ve 4 zamanlı motorların yer aldığı yarışlar ilk defa Amerika'da yapılmaya başlandı ve kısa sürede tüm dünyaya yayıldı her ülkenin kendi kupası olduğu gibi bir de WSB yani World Superbike şampiyonası varki buda ilk defa 1988'de yapıldı 88-89'da Honda'nın birinci olduğu şampiyonayı o gün u gündür Ducati kazanmaktaydı.

TRIUMPH 1897'de iki Alman tarafından bisiklet üretmek üzerine kuruldu. 1939'dael değiştirdi 1951'de BSA motosikletleri tarafından satın alındı. 1970'de Norton-Villier Triumph ortaklığı kuruldu. 1983'te üçlü ortaklık sona erdi. 1991'de Japon çizgileri ile yeniden piyasaya girdi.

DON VESCO-Dünya sürat rekortmeni 1978'de Amerika'da çift motorlu bir Kawasaki ile 510 km/h hız yaptı.

SUZUKİ X7 160 km yapabilen dünyanın ilk fabrikasyon motosikleti.

YAMAHA 2 zamanlı motorların kralı TZ'ler RD'ler olarak kabul edilen Yamaha 2 zamanlıların dışında 4 zamanlılarada önemli katkıları olan yamaha ilk defa 1985'de FZ 750'de piston başına 5 sübap uygulamış ardından 1987'de Exup teknolojisini FZR 400 R'da uygulamıştır. YZF 1000R ise aerodinamik sürtünme katsayısı düşük motosiklet olarak tarihe geçecek.
MOTOCU ALMANLAR
Bir aralar Almanya'dan Türkiye'ye gelip klasik motosikletleri toplayıp giden Almanlar vardı eski İndian'lar Motherless'ler,BSA'lar Triumphlar bitti şimdi sıra Japonların antikasında 6 silindirli Honda'lar 900 Boldor'lar Z 1300'ler GPZ 900'ler FJ 1200'ler yabancıların ağzını sulandırıyor yani biz hangi motora kıymet vermiyorsak onlar onun kıymetini biliyor ve bizden 3 kuruşa alıp restore edip değerlendiriyorlardı fakat şu an Türkiye'de motosiklet kavramı yaygınlaştığı için kimsenin bu güzel klasikleri yabancılara vereceğini sanmıyorum aman bunlara dikkat...

0 yorum:

Yorum Gönder